Hadeeth Cards
Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way






























Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz kılanların saflarını düzeltmelerini emrediyor. Safta bazılarının ileri bazılarının geri durmamasını ve safları düzeltmenin namazın tamamından, kemalinden olduğunu, safın eğri olmasının da namazda bir kusur veya eksiklik olmasına sebep olduğunu bildirmektedir.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- bazı taharet ahkâmını açıklamıştır. Bunlardan bazıları şunlardır: Birincisi: Abdest alan kimsenin nefes alarak burnuna suyu çekmesi sonra da sümkürerek bunu çıkarması gerekir. İkincisi: Kim tuvalet ihtiyacından sonra sudan başka (taş ve benzeri) şeyler ile avret mahallini temizlemek isterse, bunu en az üç, en fazla tam temizlendiğinden emin olduğu tek sayı ile temizlemelidir. Üçüncüsü: Gece uykusundan uyanan kimse, abdest almak için avucunu kabın dışında üç defa yıkamadan kabın içine sokmamalıdır. Çünkü elinin nerede gecelediğini bilemez ve eline necaset bulaşıp bulaşmadığından emin olamaz. Şeytan insana zarar verecek ya da suyu ifsat edecek şeyleri eline bulaştırarak o kimseye zarar verebilir.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- dünyanın tatlarının çekici, görüntüsünün yeşil olduğunu haber vermiştir. Bundan dolayı insan ona aldanır, onunla meşgul olur ve onu en önem verdiği şey haline getirir. Şüphesiz Allah Subhânehû ve Teâlâ nasıl hareket edeceğimizi, O'na itaat mi edeceğiz yoksa isyan mı edeceğimizi görmek için dünya hayatını bazımızın diğerlerine miras bıraktığı bir yer kılmıştır. Sonra şöyle buyurmuştur: Dünya metası ve süsünün sizi aldatmasından sakının ki Allah'ın size emrettiği şeyleri terk etmeye ve yasakladığı şeyleri yapmaya götürmesin. Dünya fitneleri arasında sakınılması gereken en büyük fitne kadın fitnesidir. Şüphesiz İsrailoğulları arasında gerçekleşen ilk fitne bu olmuştur.
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'den revatip sünnetler olarak isimlendirilen on rekât namazı öğrendiğini haber vermiştir. Öğle namazından önce iki rekât ve sonrasında iki rekât, akşam namazından sonra evinde iki rekât, yatsı namazından sonra evinde iki rekât, ve sabah namazından önce iki rekâttır, bunların hepsi on rekât yapmaktadır. Cuma namazından sonra da iki rekât kılınır.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- sık sık misvak kullanırdı ve bunu emrederdi. Bazı zamanlarda misvak kullanmaya daha fazla önem verilmelidir: Gece namazı için kalktığında misvak kullanmak buna bir örnektir. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-misvakla ovalayarak ağzını temizlerdi.
Nevevî -rahimehullah-'ın zikrettiği gibi bu hadis, İslam'ın genel kurallarından ve bir çok hükümlerin üzerine bina edildiği usullerdendir. Bu hüküm ya da asıl; hükmünde emin olunan şeylerin aslı üzerine kalması ve sadece şek ve zanlar sebebi ile bu hükümden meyledilmez. Eğer kesin ya da zannı galip derecesine ulaşmadı ise şüphelerin kuvvetli ya da zayıf olması arasında bir fark yoktur. (Bu hususta asıl olan hüküm ne ise o hüküm üzerine kalınması gerekir) Bunun birçok örneği vardır ve bu hadis de buna örnektir. İnsan kesin olarak abdestli olduğunu biliyorsa, sonra abdestini bozup bozmadığı hususunda şüphe ederse, asıl olan onun taharet üzere yani abdestli olmasıdır. Aynı şekilde tersinden düşünürsek birisi abdestli olmadığını kesin olarak biliyorsa, abdest alıp almadığı hususunda şüphe etti ise, asıl olan abdestsiz olduğudur. Elbise ve mekânlarda da asıl olan temiz olmalarıdır. Ancak kesin olarak necis olduğu biliniyorsa başkadır. Aynı şekilde namazlardaki rekât sayısında da durum böyledir. Birisi üç rekat kıldığını kesin olarak bilip, dördüncü rekatta şüphe etti ise, asıl olan dördüncü rekatın olmadığıdır. O kimsenin dördüncü rekâtı kılması gerekir. Yine bu bağlamda kim hanımını boşadığında şüphe etti ise, asıl olan evliliğin devam etmesidir. Bunun gibi sayılamayacak kadar bir çok örnek getirilebilir.
Namaz için kamet getirildiğinde yemek ya da içecek hazır ise, namaz kılanın yemeğe ya da içeceğe olan arzusu kırılana kadar o kimsenin yemek ya da içecek ile başlaması güzel olandır. Bu sayede zihni oraya takılı kalmamış olur.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- kocanın, karısına haksızlık yapmaya, onu terk etmeye ve ondan yüz çevirmeye yol açacak kadar nefret etmesini yasaklamıştır. İnsan doğuştan kusurludur ve eğer hanımında bulunan kötü bir karakterden hoşlanmazsa onda başka iyi bir karakter bulur. Kendine yakışan güzel huya razı olur, razı olmadığı kötü huya sabreder. Bu da onun sabırlı olmasını ve hanımından ayrılmak isteyecek kadar nefret etmemesini sağlar.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, küçük-büyük tuvalet ihtiyacını gidermek isteyen kimsenin yüzünü ya da arkasını kıbleye, Kâbe yönüne dönmesini yasaklamıştır. Bilakis, eğer kıble yönü Medine halkında olduğu gibiyse, doğuya veya batıya yönelmesini emretmiştir. Bunun üzerine Ebû Eyyûb -radıyallahu anh- Şam'a geldiklerinde tuvaletlerin, Kâbe'ye dönük olarak yapıldığını gördüklerini, buna rağmen yine de kendilerinin tuvalete girip farklı bir yöne döndüklerini ve bununla beraber Allah'tan bağışlanma dilediklerini aktarmıştır.