Hadeeth Cards
Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way






























Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way
Bu hadiste Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- en hayırlı yaşantılarından birinin, Allah için savaşmak üzere atının dizginlerine yapışan kimsenin yaşamı olduğunu haber vermiştir. «O kimse savaşa çağıran veya yardım isteyen bir ses duyunca, ölümü göze alıp atının sırtında o yana doğru uçar veya ölümün kol gezdiği yerlere dalar.» Manası atının üzerinde düşmanın geldiğinin habercisi olan sesi duyunca öne doğru atılır. Hadiste geçen hey’a yani ses duyduğunda, el-fezaa: düşmana doğru hareket edip gitmek demektir. Şehit olmayı aşırı istediğinden dolayı ölümün kol gezdiği yerlerde bulunur. Bu hadiste aynı zamanda uzletin iyi olduğuna delil vardır. Kim vadilerde ve yollarda insanlardan uzak Allah’a ibadet ediyorsa ve insanlara da ancak iyilik yapıyorsa o hayır üzeredir.
Ebu Said -radıyallahu anh-’ın rivayet ettiği hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Benî Lihyân -onlar Huzeyl kabilesinin en meşhur koluydu- üzerine asker göndermek istemiştir. Alimler, Benî Lihyân kabilesinin o vakitte kâfir oldukları hususunda ittifak etmişlerdir. Onlarla savaşmaları için bir birlik göndermiştir. O askerlere şöyle demiştir: «İki erkekten biri cihada gitsin.» Yani her kabileden sayılarının yarısı gitsin. «Elde edilecek sevap» savaşan ve arkada kalandan hasıl olacak ecir «ikisi arasında ortaktır.» Bir önceki hadisle manası aynıdır: Savaşa çıkanın arkada bıraktığı savaşmış gibidir. Müslim'deki hadiste: «Sizden hanginiz cihada çıkanın ailesi ve malı hakkında hayırla davranıp onun yerini tutarsa, cihada gidenin yarı ecri kadar ona da sevap verilir.» Yani manası Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan birisinin çıkmasını bir diğerinin de kalmasını emretmiştir. Savaşa gidenin arkada ailesine bakmak için bıraktığı kimseye savaşa gidenin sevabının yarısı vardır. Çünkü diğer yarısı savaşanındır.
Bu hadis, cahiliye insanlarının yaptığı bir iş olan, bir kimsenin kendisini babasından başkasına nispet etmesinden sakındırmak için varid olmuştur. İnsanın, kendisini babasına, dedesine ve babasının dedesine nispet etmesi gerekir. Bir kimsenin kendisini babasından başkasına nispet etmesinin bir benzeri de kabilesindeki bir eksiklik sebebiyledir. Böyle yapan kimse cennetten mahrum olmakla tehdit olunmuştur.
Kim bilerek ve isteyerek soyundan yüz çevirirse onun bu yaptığı haramdır. Kişinin bu şekilde davranması kâafirlerin yaptığı davranışlara benzer. Bu hadiste bahsedilen küfür kişiyi ebedi olarak cehenneme sokacak olan değil, küçük küfürdür. Bu da yapılan bu davranışın çok büyük haram olduğunu pekiştirir.
Hadisin iki muhtemel anlamı vardır: 1- Gaza eden, düşmanla savaşan ve düşmanın zararından emin olan ve ganimet elde eden her seriyyenin sevabı, düşmanın zararından emin olmayan yahut ganimet almayan seriyyeden daha azdır. Bu görüşü İmam Nevevî – Allah ona rahmet etsin- tercih etmiştir. 2- Hadis ecrin eksilmesine değil, ganimetin dağıtılmasına dair bir delildir. Hadiste, sevabın eşitliğiyle birlikte ganimet alan kimsenin ecrinin ganimet almayan kimseye göre daha çabuk verilmesi vardır. Ganimet alanın ecrinin üçte ikisi kendisine çabucak verilmesine karşın ganimet alan da almayan da ecirde birdir. Allah, ganimet almayan kimsenin ganimetten almadığı miktarı ahirette kendisine verecektir. Allah dilediği kimseye kat kat verendir. İbn Abdilberr – Allah ona rahmet etsin- de böyle demiştir.
Bu hadiste müslüman kölelerin âzat edilmesinin fazileti beyan edilmiştir. Şüphesiz ki, kim bir köle âzat ederse sanki kendi bedeninin tamamını cehennem ateşinden âzat etmiş gibidir. Çünkü âzat etmede köleliğin zelilliğini ortadan kaldırıp müslümanların izzetini gerçekleştirmek vardır.
Bu hadiste Allah rızası için oruç tutmanın faziletine dair apaçık bir beyan vardır. Öyle ki Yüce Allah bu kimseyi ateşten kurtarıp, uzaklaştırır. Ta ki onunla ateş arasına (genişliği) yer ile gök arası kadar bir hendek konulur.
Bu hadiste, ölüyü yıkayıp da onda gördüğü hoş olmayan halleri gizleyen kimsenin faziletinin beyanı vardır. Ölüden görülen hoş olmayan şeyler iki çeşittir: Birinci çeşit: Durumuyla alakalıdır. İkinci çeşit: Vücuduyla alakalı olandır. Birincisi: Örnek olarak ölenin yüzünün karararak değiştiğini ve çok kötü duruma geldiğini görse, bu onun sonunun kötü olduğuna delalet eder. Allah’tan afiyet ve selamet dileriz. Bu durumda insanlara ben bu adamı bu sıfat üzere gördüm demesi caiz değildir. Çünkü bu, adamın ayıplarını ortaya çıkarmaktır. Adam Rabbine gitti. Ona hak ettiğinin karşılığı olarak fazlından ya da adaletinden verecektir, denir. İkincisi: Eğer hayatta iken sırtında bir yara olsaydı onu insanlardan saklardı. O kimse öldükten sonra onu yıkarken bunu gizleyen kimseye büyük bir ecir vardır. Allah Teâlâ onu kırk kere bağışlar.
Bu hadiste gazveye/savaşa katılma hususunda teşvik vardır. Allah yolunda cihat etmeyi terk edenlere, mücahitlere maddi yardımda bulunmayanlara, geride kalan ailelerini koruyup, gözetmeyenlere ahiretten önce dünya hayatında çetin bir azabın olduğu beyan edilmiştir. Bu görevlerde bulunmayan kimselere Allah'ın dinine yardım etmemeleri sebebiyle büyük musibetlerin isabet edeceği açıklanmıştır.