Hadeeth Cards
Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way






























Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way
Âişe -radıyallahu anha- sahabe kadınlarının elbiselerine sarınıp, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'le birlikte sabah namazında hazır bulunduklarını zikretmiştir. Kadınlar, namazdan sonra evlerine döndüklerinde alacakaranlık oluyordu. Onlara bakan bir kimse karanlığın tamamen kalkmaması sebebiyle onların kim olduğunu tanıyamıyordu.
Bir adam Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip şöyle dedi: Ey Allah'ın Rasûlü, eğer bir adam gelip malımı almak isterse ne olacak? Şöyle dedi: Ona teslim olmak ve paranı vermek zorunda değilsin. Ya benimle dövüşürse ne yapayım? Rasûlullah şöyle dedi: Onunla dövüşmen caizdir. Adam dedi ki: Ya beni öldürürse? "O halde sen bir şehitsin," dedi. Adam da şöyle dedi: Ya ben onu öldürürsem? Rasûlullah şöyle dedi: Kıyamet Günü Cehennem'de cezalandırılmayı hak ediyor.
Seleme b. Ekva' -radıyallahu anh- şöyle demiştir:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- birbirlerine üstün gelir diye ok yarışı yapan bir topluluğun yanından geçti.Onların bu yaptığını onayladı.Bilakis ''Ey İsmailoğulları! Haydi, ok atınız''diyere teşvik etti.Atıcılığa devam edin ve bunu koruyun.Ey İsmailoğulları Allah Teâlâ'nın sizin üzerinize olan nimetlerinden biri -Arapları kast ediyor- Çünkü babanız İsmail b. İbrahim -Aleyhisselam- de çok iyi ve güzel et atardı.''
Hadisin anlamı: Kişinin harcamada bulunacağı en faziletli üç şey Allah yolunda çarpışan mücahide yahut bunun dışında muhtaç olan başkalarına bağışlanan çadır gölgesi veya hizmet edecek hizmetçi veya binilecek bir binektir. Muhakkak ki bunlar Allah yolunda yapılan harcamalardandır. Bu üç şeyin efdaliyeti insanların o zamanda bu şeylere duyulan ihtiyacından dolayı olabilir. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- de ashabını buna teşvik etmek istemişti. Günümüzde, insanların ya bu şeylere ihtiyacı hiç kalmadı ya da bazı yerlerde çok az kalmıştır. Bu husustaki hüküm (azınlığa göre değil) genele göre verilir. Bu hadis, Aişe -radıyallahu anha-’nın rivayet ettiği şu hadise benzemektedir: «Ey Aişe içinde hurma olmayan evin halkı açtır.» Müslim rivayet etmiştir. Şeyh İbn Bâz -rahimehullah- şöyle demiştir: İlim ehli nezdinde bu, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında Medine ehlinin azığı olan hurma mesabesindedir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bir adam gelerek kendisiyle beraber cihat etmek istedi. Başına demirden bir zırh giymiş haldeydi ve henüz Müslüman olmamıştı. Ya Rasûlullah, hemen harp edeyim de sonra mı Müslüman olayım? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Önce Müslüman ol, sonra savaş!» buyurdu. Bunun üzerine adam Müslüman oldu, savaştı, sonunda şehit düştü. Allah Rasûlü de: «Az amel işledi, çok ecir/sevap kazandı.» buyurdu. Müslüman olmasından sonra ölene dek geçen zaman içinde yaptığı ameller az olmasına rağmen karşılığında çok sevap elde etti. İlâyı kelimetullah uğrunda yapılan savaş, yapılacak amellerin en faziletlisi ve sevap bakımından en büyüğüdür.
Hadisin manası: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ümmetine, misvak kullanmanın önemi ve her durumda onu kullanmanın devamlılığı hususunda pek çok tavsiyede bulunmuştur. Bu vacip olarak değil, müstehap olarak kabul edilir. Çünkü kullanımında birçok faydası ve büyük faziletleri vardır. Bunların da en büyüğü Rab –Subhanehu ve Teâlâ’nın rızasını kazanmaktır.
Muaviye b. Ebî Sufyan -radiyallahu anh-'den rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: (Benden) bir şeyi ısrarla istemeyin. Yani ısrarla talep etmeyin. İstemede aşırı gitmeyin. Hadiste geçen 'elhafe' ısrar etmek manasına gelen 'elahhe' fiiliyle tefsir edilir. Allah'a yemin olsun ki, biriniz benden bir şey ister de o istediğini benden, ben hoşnut olmasam da alır. Yani benden istenilen şeyi ben hoşlanmasam da benden alır. Burdaki cümle hal cümlesidir. Böylece kendisine verdiğimde bereket olmaz. Yani ısrarla istemesine karşılık bereket bulamaz.
"Hayır, kıyamet gününe kadar ebediyen atlarla beraberdir. At besleyip, yetiştirmeye karşılık olarak verilecek sevap kıyamette olacaktır. Allah yolunda atının üzerinde düşmanlara karşı savaşan kimsenin bu dünyadaki karşılığı da ganimet olarak kendisine verilecektir."
Hadisin manası: Şehâdet (şehitlik); borç hariç, büyük ve küçük bütün günahlara kefaret olur. Şüphesiz ki şehadet, kul hakkının büyüklüğünden dolayı, özellikle de mallarla alakalı olan borca kefaret olmaz. Çünkü mal insanların en değer verdiği şeydir. Hırsızlık, gasp ve hıyanet gibi Müslümanların hakkı olan şeyleri zimmetinde bulundurması da borç kapsamına girer. Cihat, şehadet ve bu ikisi dışındaki salih amellerde insanların haklarına kefaret olmaz. Ancak Allah -Azze ve Celle-’nin hakkına kefaret olur.